Menü Kapat

Bir Köy Otelinin Hikâyesi: Kalabalık Gidince Sessizlik Başlar

Küçük bir köy oteli için sezonun bitişi, sadece doluluk oranlarının düşmesi değildir. Aynı zamanda ritmin, sesin, hatta nefesin değişmesidir. Yazın koşturmacasıyla dolan o canlı enerji, bir anda yavaşlar. Giden misafirlerin ardından kalan boşluk, çoğu zaman sessizliğin değil, düşünmenin başlangıcıdır.

Bir köy otelinde sonbahar, bir tür içe dönüş mevsimidir. Bahçedeki masa örtülerinin yerini düşen yapraklar alır, sabahları odaların penceresinden içeri dolan serinlik, yazın gürültüsünden çok daha net bir şey fısıldar: “Artık kendini dinleme zamanı.”

Küçük otel sahibi için bu dönem, iki farklı duygunun buluştuğu bir geçittir. Bir yanda yoğun sezonun ardından gelen yorgunluk, diğer yanda ise “Şimdi neyi daha iyi yapabilirim?” sorusu. Yazın kalabalığında fark edilmeyen ayrıntılar — dekorasyondaki bir eksik, kahvaltı sunumundaki sadeleşme ihtiyacı, ya da personelle iletişimdeki ufak pürüzler — bu sessizlikte netleşir.

Büyük otellerde sezon bitince kapılar kapanır; ama küçük köy otellerinde çoğu zaman sadece tempo düşer. Çünkü orası aynı zamanda sahibinin evidir, hikâyesidir, hatta bazen hayatının bir uzantısıdır. Bu yüzden sessizlik, bir kapanış değil; bir hazırlık evresidir.

Birçok küçük otelci, bu dönemde maliyetleri azaltmak için “erken kapanma”yı tercih eder. Oysa bazıları tam tersini yapar: Sessizliği değerlendirir, birkaç odayı açık tutar, şehirden kaçanlara nefes olacak bir ortam sunar. Bu ikinci grubun kazancı sadece finansal değildir; ruhsal bir derinliktir. Çünkü kışa doğru köyde kalmak, doğanın döngüsüne tanık olmayı, zamanın hızını yeniden ayarlamayı öğretir.

Küçük otelciliğin en kıymetli tarafı da budur zaten — hayatla bağını koparmadan iş yapabilmek. Mevsimler, misafir sayısı ya da gelir değişse de öz değişmez. Sonbaharın sessizliği, bir köy otelinin en dürüst aynasıdır: Ne kadar sade, ne kadar samimi, ne kadar anlamlı bir yer olduğunu o zaman fark eder insan.

Kalabalık gidince sessizlik başlar. Ama o sessizlik, aslında yeni bir hikâyenin ilk satırıdır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir