Kotor’a yaklaşırken yol daralır, dağlar denize biraz daha sokulur ve körfez neredeyse içe kapanan bir göl gibi sakinleşir. Şehir ilk bakışta kendini göstermekte acele etmez;…
İtalya’nın güneyinde, Puglia’nın kıvrımlı yollarını geçtikten sonra bir anda değişiyor manzara.Zeytin ağaçlarının arasından, beyaz taşın ve konik çatıların hâkim olduğu başka bir dünyaya giriyorsunuz: Alberobello.…
Uluabat Gölü’nün kıyısında, ince bir yolun ucunda karşıma çıktı bu küçük yarımada: Gölyazı. İlk bakışta sıradan bir köy gibi görünüyor.Ama adım attığınız anda suyun, taşın…
Bu hafta yolum, Türkiye kıyılarının hemen karşısında, haritada neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük bir adaya düştü: Kastellorizo.Bizdeki adıyla Meis. Kaş’tan baktığınızda gözünüzün önünde duran bu…
Bu hafta yolum İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı, Bozdağların eteklerinde saklanan küçük bir kasabaya düştü: Birgi. İlk bakışta sessiz bir Anadolu yerleşimi gibi görünüyor.Ama sokaklarında yürümeye…
Bu hafta yolum Japonya’nın dağları arasına saklanmış, kış geldiğinde adeta başka bir zamana dönen bir köye düştü: Shirakawa-go. Dünya Mirası listesinde yer alan bu küçük…
Dar taş sokakları, ahşap konakları ve yüzyıllardır değişmeyen mimarisiyle Safranbolu, Türkiye’nin en karakterli kasabalarından biri. Yazın kalabalık olabilir, ama kış geldiğinde şehir gerçek ritmine döner.…
Avusturya Alpleri’nin eteğinde, göl kıyısına sıkışmış küçük bir kasaba: Hallstatt.Fotoğraflardan tanıdık gelir ama kışın bambaşka bir hâli vardır. Kar yağdığında çatılar beyaz bir örtüye bürünür,…
Bu hafta rotamı, İç Anadolu’nun kışa en çok yakışan kasabalarından birine çevirdim: Beypazarı.Ankara’ya yakınlığıyla bilinse de, Beypazarı’nın asıl değeri mesafesinde değil; ritminde saklı. Kış geldiğinde…
Bu hafta yolum Japonya’da, Tokyo’nun hemen ötesinde ama bambaşka bir zamana açılan Hakone’ye düştü.Burada yol almak değil, yavaşlamak esas. Dağlar sisle örtülürken, sıcak suyun buharı…