Menü Kapat

Assos’un Taş Evi Ruhuyla

Ege’nin kuzey ucunda, denizle zeytin ağaçlarının birbirine karıştığı bir yerdir Assos.
Taş evlerin gölgesinde sessiz bir zarafet dolaşır; rüzgâr bile sanki daha yavaş eser burada.

Behramkale’nin dar sokaklarında yürürken taş duvarların arasından adaçayı, kekik ve toprak kokusu gelir. Güneş, sabahın ilk ışığında antik surlara vurur; köyün küçük otelleri ise bu ışığı taş duvarlarına misafir eder.

Assos’taki otellerin çoğu, geçmişin evlerinden doğmuş küçük işletmelerdir.
Sahipleri sabah kahvaltısında misafirlerine kendi zeytinlerini, komşusunun reçelini, köy fırınından alınmış ekmeği sunar.
Burada lüks, büyük havuzlar ya da şatafatlı dekorlar değil; sessizliğin kendisidir.

Taşın, toprağın ve denizin uyumuyla yapılmış her detay, sanki “yavaşla” der.
Ve insan gerçekten yavaşladığında, bir şey fark eder:
Assos’ta kalınan bir gece, bir tatilden çok bir hatıraya dönüşür.

Bu küçük köy, bize büyük bir ders verir —
Misafirperverlik bazen bir kahve kokusuna, bazen de sabahın ilk ışığında açılan bir pencereye sığar.

🌿 Assos’tan Küçük Otel Önerileri

  • Assos Behram Hotel: Limanın en sakin köşesinde, taş duvarlı odalarıyla sade bir zarafet.
  • Mavras Taş Otel: Zeytinliklerin arasında, deniz manzaralı terasıyla huzurlu bir kaçış noktası.
  • Assos Nar Konak: Geleneksel mimarisiyle köyün ruhunu koruyan, aile işletmesi bir konak.
  • Hotel Sunset Troia: Assos merkeze yakın, deniz kenarında gün batımını izlemek için ideal.

Assos’un taş evlerinde kalmak, aslında bir yapının içinde değil; bir kültürün kalbinde konaklamaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir