Bazı yerler vardır; haritada küçüktür ama zihinde uzun süre kalır.Saaremaa Adası, Estonya’nın Baltık Denizi’ne açılan en sakin kapılarından biri.Buraya gelenler “ne yapacağım” diye değil, “nasıl…
Akyaka’ya ilk kez gelen herkes aynı hissi yaşar:Burası sanki Türkiye’nin en yavaş akan anlarından birine ev sahipliği yapıyordur. Yine de ufak bir not düşmek gerekir:…
Avusturya Alpleri, kışın beyazla örtüldüğünde bir masal kitabının sayfalarına dönüşür.Dağ köylerinde yürürken duyduğunuz tek şey ayaklarınızın altında kıtırdayan kar ve bacalardan yükselen odun kokusudur.Burada doğa…
Midyat’a adım attığınız anda ilk hissettiğiniz, sessizliğin bile taşlara işlenmiş olmasıdır.Daracık sokaklar, sarı kalker taşından konaklar ve her köşede binlerce yılın izini taşıyan bir motif…Burada…
Norveç fiyortları…Suyun gökyüzüne doğru yükseldiği, dağların sessiz birer dev gibi durduğu, insanın içindeki gürültüyü dışarıda bırakan o büyülü coğrafya. Buraya adım atar atmaz hissedersiniz:Bu topraklarda…
Cunda’ya giden yollar, bir yere varmak için değil; bir hâle girmek içindir.Taş evlerin arasında, begonvillerin gölgesinde dolaşırken zaman ağırlaşır, kalbin ritmi denizle uyumlanır. Burada her…
Kyoto’ya ilk kez gittiğinizde Tokyo’nun neon ritmini arıyorsanız, büyük ihtimalle şaşırırsınız.Çünkü Kyoto başka bir yerdir.Burası Japonya’nın kalbi değil — hafızasıdır. Dar sokaklarda yürürken tahta evlerin…
Ege’nin kuzey ucunda, denizle zeytin ağaçlarının birbirine karıştığı bir yerdir Assos.Taş evlerin gölgesinde sessiz bir zarafet dolaşır; rüzgâr bile sanki daha yavaş eser burada. Behramkale’nin…
Güneşin yumuşak vurduğu bir sabah, pencereden içeri lavanta kokusu doluyor. Provence’tasınız.Fransa’nın güneyinde, yüzyıllardır sanatçılara, yazarlarına, gezginlere ilham veren bu bölge; sadece manzarasıyla değil, kır otellerinin…
Ege’nin rüzgârıyla yoğrulmuş, begonvillerin duvarlara sarıldığı bir köy düşünün… Alaçatı.Bir zamanlar rüzgâr değirmenleriyle tanınan bu köy, bugün Türkiye’nin en özgün küçük otellerine ev sahipliği yapıyor.Ama…