Menü Kapat

Bir Misafirin Ardında Kalan İz: Küçük Otelin Hafızası

Bazı misafirler otelden ayrılır ama izleri uzun süre kalır. Odanın perdesine sinmiş parfüm kokusu, kahvaltı masasındaki yerinde unutulmuş bir kitabın sayfası, resepsiyonda söylenmiş bir teşekkür cümlesi… Küçük otellerin en büyük serveti, işte bu küçük hatıralardır.

Küçük oteller, bir veri tabanından çok bir hafıza taşır. Her misafirin gelişi, o hafızada yeni bir satır açar. “Burası bizim her yaz geldiğimiz yer” diyen çiftin sesi, kahvaltı salonundaki sandalyede yankılanır. “Yalnız kalmak istedim” diyen gezginin sessizliği, odanın duvarına işlenir. Her biri otelin hikâyesine yeni bir kelime ekler.

Büyük tesislerde misafir sayısı, kimliği siler. Oysa küçük otellerde insanın izi kalır. Belki resepsiyon defterindeki bir notta, belki çalışanların hafızasında… Küçük bir işletmenin büyüklüğü, misafirinin izini taşıma gücündedir.

Bir otel sahibi için en değerli yatırım, geçmiş misafirlerin iyi hatırasıdır. Çünkü o hatıralar yeni rezervasyonlardan daha uzun ömürlüdür. Misafir memnuniyeti yalnızca anlık bir “puan” değil, yıllarca anlatılacak bir “hikâye”ye dönüşür.

Ve her hikâye, bir sonraki misafirin ruhunu karşılar.
Küçük otellerde bu yüzden odalar yalnızca temizlenmez; sessizce dinlenir, yenilenir. Çünkü her biri bir romanın sahnesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir