Menü Kapat

“İkinci Sezon” Umudu: Eylül ve Sonrası Ne Vaat Ediyor?

Yaz sezonunun ikinci yarısına girdiğimiz şu günlerde, birçok turizm işletmesinin gözü Eylül ve sonrasına çevrilmiş durumda. Haziran ve Temmuz aylarında beklenen hareketliliği tam anlamıyla göremeyen birçok destinasyonda, “ikinci sezon” artık bir umut değil, bir ihtiyaç hâline geldi.

2025 yazının ilk yarısına baktığımızda, verilerle sokakların, istatistiklerle işletmecilerin duygularının uyuşmadığı bir dönem yaşadık. Turist sayıları fena değil, evet. Ama ciro, kârlılık ve genel hava beklentilerin gerisinde kaldı. Şimdi tüm gözler, yazdan sonbahara geçişte yaşanabilecek ikinci bir rezervasyon dalgasında.

Eylül’den Umutlu Olmak Gerçekçi mi?

Eylül, özellikle şehir otelleri ve kültür turizmi yapılan bölgeler için zaten geleneksel olarak iyi geçen bir aydır. Ancak son yıllarda yazlık bölgeler de Eylül’de nefes almaya başladı. Yazın yüksek fiyatlarından kaçınan, kalabalıklardan uzak durmak isteyen yerli ve yabancı turist için Eylül giderek daha cazip hale geliyor.

Ayrıca Avrupa’daki “okul tatili bitse de güneş tatili bitmesin” anlayışı, Eylül’de Akdeniz ülkelerine olan ilgiyi artırıyor. Eğer doğru fiyatlama yapılır, ulaşım ve tanıtım stratejileri iyi yönetilirse Türkiye Eylül ayında ikinci bir sezon yaşayabilir.

Son Dakika Rezervasyonları İçin Hazır mıyız?

İç pazarda hâlâ “son dakika” rezervasyonları ana belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle yerli turistin tatil planı çok daha geç netleşiyor. Ekonomik belirsizlik, okul takvimi, iş yükü gibi faktörler tatil kararını Eylül’e öteleyen bir davranış modeli yarattı.

Bu nedenle, küçük ve orta ölçekli otellerin Eylül’e yönelik hazırlığını şimdiden yapması, promosyon planlarını devreye alması gerekiyor. Gerekirse daha esnek fiyatlama modelleri, ücretsiz iptal seçenekleri ya da doğrudan satış kampanyaları değerlendirilmeli.

“İkinci Sezon”u Kaybeden, 2025’i Kaybeder

Birçok işletme için 2025’in ilk yarısı “zararına işler” dönemi olarak geçti. Bu tabloyu telafi etmek için Eylül ve Ekim’e çok fazla anlam yüklenmiş durumda. Eğer ikinci sezonda da yeterli hareket sağlanamazsa, yılın genel bilançosu hayal kırıklığı olabilir.

Bu nedenle sadece “beklemek” değil, şimdiden harekete geçmek gerekiyor. Dijital görünürlüğün artırılması, rezervasyon motorlarının güncellenmesi, sosyal medya kampanyaları ve e-posta pazarlaması gibi adımlar bugün atılmalı.


Sonuç:
Yaz bitmedi. Belki asıl sezon şimdi başlıyor. Ancak bu “ikinci sezon”un başarıya ulaşması için doğru fiyatlama, aktif tanıtım ve hızlı aksiyon şart. Turizmcinin şimdi pes etmeye değil, hızlanmaya ihtiyacı var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir