Yaz bitti, misafir sayısı azaldı, rezervasyon ekranı sessiz… Şimdi küçük otellerin önünde zor bir soru var: Kışın açık kalmak mı, yoksa kapatıp bahara kadar beklemek mi?
Bu karar sadece işletme yönetimiyle ilgili değil, aynı zamanda duygusal ve stratejik bir tercih. Çünkü her iki seçeneğin de bedeli var.
Açık Kalmanın Maliyeti
Küçük bir otel için kışın açık kalmak, “hizmet vermek”ten çok “dayanmak” anlamına gelebilir.
- Isınma giderleri (özellikle doğalgaz ve elektrik) yazınkinden kat kat fazladır.
- Personel maliyeti, düşen doluluk oranıyla kıyaslandığında ciddi bir yük oluşturur.
- Temizlik, güvenlik, bakım giderleri sabit kalır.
- Üstelik turistik bölgelerde ulaşım azaldığından, lojistik giderler artar.
Sonuç: Düşük gelir – yüksek gider dengesi.
Ama mesele sadece maliyet değil; açık kalan işletme, marka sürekliliği kazanır.
Kapatmanın Bedeli
Kışın kapanmak ilk bakışta “tasarruf” gibi görünür, ama bu da risksiz değildir.
- Kapalı olunan her ay, dijital görünürlük ve pazarlama açısından sessizlik demektir.
- Personel dağılır, yeniden ekip kurmak zorlaşır.
- Binanın bakımı aksarsa, baharda ciddi onarım masrafları çıkabilir.
- Ve en önemlisi: Sadık misafirler “siz kapalıydınız” diyerek başka yerlere yönelir.
Yani kış uykusunun da bir bedeli vardır — hem ekonomik hem duygusal.
Değer mi, Değmez mi?
Bu sorunun tek cevabı yok.
Ama şu ölçütler belirleyici olabilir:
- Bölgenin kış çekiciliği: Eğer çevrede doğa yürüyüşü, gastronomi, termal, kültür gibi aktiviteler varsa, kış sezonu bir fırsattır.
- Enerji yönetimi: Isı yalıtımı, güneş enerjisi, akıllı termostat gibi çözümlerle giderleri azaltmak mümkündür.
- Küçük ama etkin personel planı: Az personelle ama doğru görev dağılımıyla hizmet sürdürülebilir.
- Yerel işbirlikleri: Restoranlar, rehberler, atölyelerle ortak kış paketleri düzenlemek, gelir çeşitliliği yaratır.
Son Söz
Kışın açık kalmak “kazanç” değil, “yatırım”dır.
Kapatmak ise “tasarruf” değil, “ara verme”dir.
Hangisini seçerseniz seçin, önemli olan stratejik planlama ve kendi ölçeğinizi bilmek.
Küçük oteller için en akıllıca yol, tam kapanmak yerine akıllı açık kalmak olabilir:
Hafta sonu misafirleri, özel etkinlikler, atölye günleri, yerel festivaller…
Az ama sürdürülebilir hareket, uzun vadede işletmeye büyük değer katar.
Kış, küçük otel için “ölü sezon” değil, yenilenme ve hatırlanma sezonu olabilir.