Türkiye turizminin en büyük paradokslarından biri, yaz sezonu boyunca otellerin ve restoranların binlerce kişilik kadrolarla çalışıp kışın bir anda küçülmesidir. Bu model yıllardır “normal” kabul ediliyor. Oysa bugün, hem nitelikli iş gücünün azalması hem de hizmet kalitesinin sürdürülebilirliği işletmelerin insan kaynağına bakışını değiştirmek zorunda bırakıyor.
Sezonluk Çalışmanın Gizli Maliyeti
Birçok işletme için kışın personel istihdam etmeye devam etmek kısa vadede maliyet gibi görünüyor. Ancak her sezon başında yeni ekip kurmak, eğitim vermek, adaptasyon süreci yaşamak, müşteri şikâyetlerini yönetmek aslında görünmez bir gider kalemi oluşturuyor. Deneyimli bir çalışanı kaybetmek sadece bir isim değil, birikmiş bilgi, refleks ve misafir memnuniyetini kaybetmek demek.
Esnek ve Hibrit Modeller
Dünyada turizm sektöründe sezonluk dalgalanmalar yeni değil. Ancak birçok destinasyonda işletmeler personeli tamamen bırakmak yerine esnek modeller geliştiriyor:
- Kışın daha düşük saatlerle, farklı departmanlarda çalışma
- Kış bakımı ve renovasyon işlerine kadrolu personeli dâhil etme
- Şehir otelleri veya aynı grubun farklı tesislerinde geçici görevlendirme
Bu yöntemler hem işverenin insan kaynağını korumasına hem de çalışanların sadakatini artırmasına yardımcı oluyor.
Uzun Vadeli Sözleşmelerin Gücü
İyi bir aşçının, resepsiyonistin veya servis personelinin bulunması yıllar alırken kaybedilmesi bir dakikalık bir karar olabilir. Bu nedenle sezon sonunda performans gösteren personelle uzun vadeli sözleşmeler yapmak, onları farklı eğitimlerle desteklemek ve bir sonraki sezon için güvence vermek rekabette fark yaratıyor. Kısa vadede maaş yükü gibi görünen bu uygulama, uzun vadede marka değeri ve müşteri memnuniyetini koruyor.
Personel Motivasyonunu Korumak
Sözleşme modelleri tek başına yeterli değil; motivasyonun da kış boyunca devam etmesi gerekiyor. Eğitim programları, sosyal haklar, performans ödülleri, sadakat bonusları gibi araçlar çalışanların “sezon bitse de bu ailedeyim” hissini güçlendiriyor.
Sonuç: İnsan Kaynağına Uzun Vadeli Bakış
Turizmde nitelikli personel bulmak her geçen yıl zorlaşıyor. Bu yüzden “sezon bitti, herkes evine” anlayışının yerini “çekirdek kadroyu nasıl korurum” sorusu almalı. İnsan kaynağına yapılan bu yatırım, bir sonraki yazın müşteri memnuniyetine, marka imajına ve kârlılığa doğrudan yansıyor.