Menü Kapat

🛑 Sınırlarımızda Isınan Coğrafya: İran’daki Gelişmeler Turizmi Nasıl Etkiler?

Turizm, her zaman barışın sektörüdür. Ama aynı zamanda jeopolitiğin en hassas göstergelerinden biridir. Son haftalarda İran merkezli gelişmeler, Orta Doğu hattında yeniden tansiyonu yükseltirken Türkiye için şu soru kaçınılmaz hale geliyor:
Bölgede artan gerilim, turizm talebini nasıl etkiler?

Bu sorunun cevabı, yalnızca “savaş olur mu olmaz mı” ekseninde değil; algı, hava sahası, sigorta maliyetleri, pazar davranışları ve tüketici psikolojisi üzerinden okunmalı.


Algı Etkisi: Harita Küçük, Psikoloji Büyük

Uluslararası turizmde coğrafi yakınlık kadar algısal yakınlık da belirleyicidir. Avrupa’daki bir tüketici için İran’daki bir gerilim, çoğu zaman harita üzerinde Türkiye ile yan yana algılanır.
Bu durum, fiilen güvenli olan destinasyonlarda bile “bekle–gör” davranışını tetikler.

Özellikle:

  • Almanya, Hollanda, İskandinavya gibi risk algısına duyarlı pazarlarda,
  • Orta Doğu kaynaklı krizlerde “rezervasyonu erteleme” refleksi hızlanır.

Bu, ani iptallerden çok yavaşlayan talep olarak kendini gösterir.


Ulaşım ve Hava Sahası: Görünmeyen Etki Alanı

Bölgesel gerginliklerin ilk pratik etkilerinden biri hava sahası kullanımında ortaya çıkar. Uçuş rotalarının uzaması, sigorta primlerinin yükselmesi ve operasyon maliyetleri, özellikle uzun menzilli uçuşlarda fiyatlara yansır.

Türkiye açısından kritik olan nokta şudur:
Ulaşım pahalılaştıkça, fiyat hassasiyeti yüksek pazarlar alternatif destinasyonlara daha hızlı kayar.

Bu, turizmde doğrudan bir “güvenlik” krizi yaratmasa da rekabet dezavantajı üretir.


Bölgesel Pazarlar: Kim Daha Hızlı Tepki Verir?

İran merkezli gelişmelerin Türkiye turizmine etkisi, pazara göre farklılaşır:

  • Avrupa Pazarı: En hızlı algı reaksiyonu veren segmenttir. Rezervasyon kararları ötelenebilir.
  • Rusya ve BDT: Fiyat ve erişim önceliklidir; jeopolitik algı ikinci planda kalır.
  • Orta Doğu: Bölgesel hassasiyetler nedeniyle iki yönlü etki oluşur. Bazı ülkeler Türkiye’yi “güvenli alternatif” olarak görürken, bazı pazarlarda genel belirsizlik seyahati azaltır.
  • İç Pazar: Güvenlik algısından çok ekonomik koşullara bakar; ancak medya dili iç turizm psikolojisini dolaylı etkiler.

Enerji ve Döviz: Dolaylı Ama Güçlü Etki

İran’daki her gerilim dalgası, küresel enerji fiyatları üzerinden ekonomilere yansır. Enerji maliyetleri yükseldiğinde:

  • Ulaşım pahalılaşır,
  • Gıda ve hizmet maliyetleri artar,
  • Turizm işletmelerinin giderleri büyür.

Bu da fiyatlama üzerinde baskı yaratır. Yani jeopolitik risk, turizmi yalnızca talep tarafında değil, maliyet tarafında da sıkıştırır.

📈 Geçen Yılın Verileriyle İran’dan Türkiye’ye Gelen Turistlerin Değerlendirilmesi

Şu anda İran merkezli doğu sınırımızdan özellikle Van, Kars, Iğdır ve Ağrı gibi illere gelen İranlı turistlerle ilgili güncel bilgilere göre; hem sezon içinde hem son dönemdeki eğilimleri okuyabiliriz:

1. Van hâlen İranlı turistler için bir merkez konumunda

Van’ın İran sınır kapısı Kapıköy üzerinden giriş yapan İranlı turist sayısı hâlâ yüksek. 2025’in Ocak–Ekim döneminde Van’a gelen yabancı ziyaretçi sayısı 645 bin 895 civarında gerçekleşti ve bunların büyük kısmı İranlılar üzerinden oluşuyor.

Önceki yıllarla kıyaslandığında da Van’a gelen İranlı turist sayısı artış göstermişti: 2024’te yaklaşık 720 bin İranlı turist kente giriş yapmış ve bunun ekonomiye önemli katkısı olduğu belirtilmişti.

2. Durgunluk ve dalgalanmalar da var

Öte yandan 2025’in bazı dönemlerinde İranlı turist sayısında düşüş olduğuna dair saha gözlemleri de var. Yerel esnaf bazı dönemlerde İranlı turist buluşlarının beklenen seviyede artmadığını belirtiyor; bunun arkasında Türkiye’deki fiyat artışlarının yanı sıra İran’daki ekonomik koşulların etkili olduğu ifade ediliyor.

Bu tip dalgalanmalar, dönemsel tatil davranışı, para birimi ve ekonomik belirsizlik gibi faktörlerle ilişkili olabilir.

3. Bölgesel sayıların somut boyutları

Van Ticaret ve Sanayi Odası verilerine göre 2025’in ilk 9 ayında yaklaşık 572 bin İranlı turist Van’a gelmiş — bu, önceki yıla göre de artan bir ziyaretçi akışı anlamına geliyor.

Bu ziyaretler, özellikle:

  • alışveriş,
  • gündüz turizmi,
  • kültürel ve gastronomi aktiviteleri
    gibi alanlarda yerel ekonomiyi canlandırıyor.

4. Diğer doğu illeri açısından veriler daha sınırlı ama ilginç bir potansiyel var

  • Iğdır ve Ağrı gibi iller doğrudan sınır bölgeleri olarak İran’a daha yakın konumda bulunuyor ve turist akışında etkili geçiş noktaları oluşturuyor; bu illerden geçerek Van’a ulaşan ziyaretçiler de dahil oluyor. Bu iller üzerinden yapılan kültür ve doğa turlarında artış eğilimi olduğu turizm planlama raporlarında değerlendiriliyor.
  • Kars, özellikle Turistik Doğu Ekspresi gibi bağlantılarla genel doğu rotası içinde bir çekim merkezi olarak öne çıkıyor ve bu hat üzerinden İranlı turistlerin doğu Anadolu’ya erişimi kolaylaşıyor. Bu yeni sezon tren hareketliliğinin bölge turizmine katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

5. Neden belli dönemlerde dalgalanma yaşanıyor?

İranlı turist akışındaki değişimler yalnızca siyasi veya güvenlik algısına bağlı değil. Etkili olan birçok faktör var:

  • İran’daki ekonomik koşullar ve para birimi değer kaybı, sınır ötesi alışveriş ve turizm kararlarını etkileyebiliyor.
  • Türkiye’deki fiyat artışları ve döviz kurunun yerel satın alma gücüne etkisi, ziyaretçi tercihlerine yansıyor.
  • Ayrıca bölgedeki ulaşım kolaylıkları (kara geçişleri, demiryolu gibi) ve kültürel bağlantılar da tercihleri şekillendiriyor.

Kısa Değerlendirme

  • Van hâlen İranlı turistlerin Türkiye’ye girişinde en önemli odak noktası olmaya devam ediyor ve 2025’te hâlâ 600 binin üzerinde ziyaretçi ağırladı.
  • Ancak sezon içinde bu akış dalgalanabiliyor; ekonomik ve bölgesel faktörler bu eğilimleri etkiliyor.
  • Kapıköy ve benzeri sınır kapıları, bu ziyaretlerin sürekliliğini ve esnekliğini artıran önemli unsurlar.
  • Kars ve Iğdır gibi iller, doğrudan İran sınırına daha yakın olmaları nedeniyle bu akıştan dolaylı olarak faydalanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir