Menü Kapat

Turist Var Ama Turizm Yok: Bodrum’da Sezon Neden Böyle Gidiyor?

2025 yazı istatistiklerde parlak ama sokakta moral düşük

2025 yaz sezonu, resmi rakamlara göre oldukça güçlü bir turist girişiyle ilerliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilk 6 ay verileri, Türkiye’ye gelen turist sayısında %8’in üzerinde bir artışa işaret ediyor. Bodrum gibi turizmin amiral gemisi olan merkezlerde de havalimanı trafiği ve rezervasyon hacmi bakımından “dışarıdan bakıldığında” işler yolunda görünüyor.

Ancak sahada bambaşka bir tablo var. Bodrum sokaklarında, çarşısında, koylarındaki restoranlarda, hatta otellerin kendi yönetim ofislerinde konuşulan şey şu: “Bu sezon hiç umduğumuz gibi gitmiyor.”
Turist var ama alışveriş yok. Otel doluluğu var ama kâr yok.
Ve en önemlisi: Moral yok.

İstatistiklerle Sokak Arasındaki Uçurum

Verilerle gerçeklik arasındaki fark turizm sektöründe yeni değil, ama bu sene aradaki uçurum daha da belirgin. Bunun birkaç temel nedeni var:

  • Turistin harcama alışkanlığı değişti. Euro ve doların TL karşısındaki gücü, dışarıdan bakıldığında Türkiye’yi ucuz bir destinasyon gibi gösteriyor. Ama gelen turist, pandemi sonrası dönemde giderek daha temkinli, daha hesaplı davranıyor.
  • Erken rezervasyonlar ve tur operatörleri kârı eritti. Oteller sezon başında Avrupa menşeli operatörlere düşük fiyatlı kontratlar yaptı. Şimdi dolular ama kârlı değiller.
  • Yerli turistin çekingenliği hâlâ sürüyor. Yüksek enflasyon, gelir güvensizliği ve plansız tatil ekonomisi, iç pazarın belini bükmüş durumda.
  • Sezonsuzluk artık ciddi bir sorun. Haziran, Temmuz, Ağustos gibi ayların eskisi gibi “altın sezon” olduğu söylenemez. Tatil alışkanlıkları yayılıyor ama bu, geleneksel sezon planlamasını altüst ediyor.

“Kalabalık Ama Boş” Bodrum

Bodrum’un çarşıları akşam saatlerinde kalabalık. Ama bu kalabalık çoğu zaman “dolaşan” ama “alışveriş yapmayan” turistlerden oluşuyor. Restoran işletmecileri “menüye bakıp kalkıyorlar” derken, butik sahipleri “bu yıl alışveriş çantası taşıyan insan sayısı çok az” diye yakınıyor.
Gece hayatı, plajlar, beach club’lar, eski hareketliliğini korusa da sürdürülebilir bir gelir modeli yaratmıyor.

Turizmin Görünmeyen Zararları

Görünürde iyi giden sezonlar bile turizmcinin moralini düzeltemiyor. Çünkü yapılan iş, maliyetinin karşılığını vermiyor. Bu da hem yatırım iştahını, hem de sezon ortasında motivasyonu düşürüyor.
Döviz girişi arttı ama sektörün omurgasını oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler için bu para çoğu zaman sadece “elde var sıfır” etkisi yaratıyor.

Çözüm Nerede?

Bu noktada turizmin sadece “rakamlarla” değil, “nitelikle” ve “dağılımla” da değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Tek bir bölgeye ve döneme yüklenen turizm anlayışı, hem fiziksel kapasiteyi hem hizmet kalitesini zorluyor.
Oysa yılın tamamına yayılan, iç pazarı dış pazarla dengeleyen, büyük zincirleri küçük işletmelerle tamamlayan bir ekosistem gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir