Bu hafta, küçük otellerin içinde bulunduğu zor durumu konuşuyoruz.
İlk yazıda, büyük otellerin “her şey dahil” sistemle küçük işletmeleri nasıl gölgede bıraktığını aktardım.
Dün ise “küçük oteller nasıl farklılaşmalı?” sorusuna öneriler sundum.
Bugün sıra bu sürecin en sessiz ama en etkili aktörlerinden biri olan yerel yönetimlerde.
Çünkü bir belde veya ilçede küçük otellerin kaderi sadece işletmecinin çabasıyla değil, belediyenin yaklaşımıyla da belirlenir.
1. Yerel Tanıtımda Küçük İşletmeler Öne Çıkarılmalı
Birçok belediye turizm tanıtımlarında sadece büyük otellerin adını verir, fotoğrafını paylaşır.
Oysa küçük oteller yerel kimliğin taşıyıcısıdır.
- Tanıtım afişlerinde, sosyal medya videolarında, broşürlerde onlara da yer verilmeli.
- “Kültürel Rota”, “Butik Tatil Seçenekleri” gibi tematik haritalar hazırlanmalı.
- Belediye web sitesinde, onaylı küçük otellere özel bir sayfa açılmalı.
Bu, sıfır maliyetli ama yüksek etkili bir görünürlük sağlar.
2. Vergi, Ruhsat, Geri Bildirim Süreçleri Kolaylaştırılmalı
Küçük işletmeler için bir dilekçe, bir ruhsat ya da bir temizlik belgesi dahi büyük bir bürokrasi demektir.
Yerel yönetimlerin görevi işletmeciyi bunaltmak değil, desteklemektir.
- Hızlı izin süreçleri,
- Mevsimlik ruhsat kolaylığı,
- Basitleştirilmiş formlar,
- Denetim süreçlerinde eğitim ve rehberlik…
Bu adımlar küçük otelin yaşama direncini artırır.
3. Belediye Etkinlikleri Turizm Dostu Olmalı
Belediyeler çoğu zaman kültürel etkinlikler düzenler ama bunlar ya halka kapalı kalır ya da dışarıya tanıtılmaz.
Halbuki:
- Açık hava konserleri,
- Yerel pazarlar,
- Kültür festivalleri ve
- Sanat yürüyüşleri
gibi etkinlikler turistlerin ilgisini çekecek şekilde kurgulanmalı ve otellerle entegre edilmelidir.
Otel müşterisi sabah köy pazarına, akşam belediye tiyatrosuna yönlendirilebilmeli.
4. Rehberlik ve Eğitim Desteği Sağlanmalı
Küçük otel sahiplerinin çoğu işletmeci değil; emekli bir öğretmen, eski bir esnaf, bazen bir çiftçi…
Onlara:
- Dijital pazarlama eğitimi,
- Müşteri deneyimi yönetimi,
- Kültürel turizm farkındalığı gibi
eğitimler sunulmalı.
Bu destekler ilçe halk eğitim merkezleriyle, kalkınma ajanslarıyla, turizm dernekleriyle birlikte sağlanabilir.
Belediye burada sadece köprü olmalı; kaynak değil.
5. Görsel ve Mekânsal Destek Şart
Sokak lambası yanmayan, çöp kutusu olmayan, yolları bozuk olan bir sokağın ortasındaki en güzel butik otel bile tercih edilmez.
Küçük otellerin bulunduğu sokaklar:
- Aydınlatılmalı,
- Yön tabelaları eklenmeli,
- Estetik dokunuşlarla (çiçek, taş, ahşap vs.) güzelleştirilmeli.
Belediyenin estetik anlayışı, küçük otelin vitrinidir.
6. Ortak Tanıtım ve Paket Oluşturulmalı
Belediye, otellerle iş birliği yaparak yerel tatil paketleri oluşturabilir.
Örneğin:
“3 Gece Konaklama + Tekne Turu + Yöresel Atölye = 1 Paket Fiyat”
Bu paketleri yurtiçinde fuarlarda tanıtabilir, basılı malzeme üretebilir, web sitesinde satabilir.
Belediye burada satış yapmaz ama aracılık ederek yerel ekonomiyi destekler.
Sonuç: Gölge Değil, Güneş Olun
Belediyeler, küçük otellerin önünü açan, onları görünür kılan, destekleyen bir tutumla hareket etmeli.
Turizmde sadece “büyük yatırım” değil, yerel dayanışma ve samimiyet de kalkınma sağlar.
Küçük otel varsa, mahalle canlıdır.
Küçük otel nefes alırsa, turizm hakikaten yerelleşir.
Belediye, bu nefese oksijen olmalı.
Fikirler güzel. Ancak bunların gerçekleşmesine kim öncülük etmeli?