Menü Kapat

Küçük Otelcinin Kış Yorgunluğu: Fiziksel Değil, Zihinsel

Kış geldiğinde küçük otellerde ortalık sakinleşir.
Odalar boşalır, kahvaltı masaları toplanır, kapılar daha erken kapanır.
Dışarıdan bakan biri için bu dönem “dinlenme zamanı” gibi görünür.

Ama küçük otelcinin bildiği bir gerçek vardır:
Yorgunluk tam da bu dönemde başlar.

Çünkü bu yorgunluk bedende değil, zihindedir.


Sezon Bitmiştir Ama Kafa Susmaz

Yaz boyunca fiziksel bir yorgunluk vardır.
Koşarsın, yetişirsin, çözersin, idare edersin.
Ama kışın gelen yorgunluk başka türlüdür.

Bu kez kimse seni çağırmaz, ama düşünceler çağırır.

“Bu sezon doğru muydu?”
“Fiyatı yanlış mı koyduk?”
“Yanlış misafiri mi çektik?”
“Bu kadar emek buna değer miydi?”

Kışın sessizliği, bu soruları daha da yüksek sesle sordurur.


Zihinsel Yorgunluğun En Zor Tarafı Görünmez Olmasıdır

Kimse senin yorgunluğunu fark etmez.
Çünkü ortada koşturma yoktur.

Ama akşam yatağa uzandığında zihnin hâlâ resepsiyondadır.
Bir yorum kafana takılır.
Bir tartışma yeniden canlanır.
Bir misafirin memnuniyetsizliği, sezondaki on güzel anın önüne geçer.

İşte bu, küçük otelcinin kış yorgunluğudur:
Dinlenirken bile çalışmak.


“Bıraksam mı?” Sorusu En Çok Kışın Sorulur

Bu soru yazın sorulmaz.
Yazın hayat hızlıdır, sorulara yer yoktur.

Ama kış gelir…
Ve o soru usulca oturur masanın kenarına:

“Acaba bu işi bırakmalı mıyım?”

Bu soru bir vazgeçiş değil, bir tükenmişliktir.
Ve çoğu zaman cevabı para değildir.

İnsan şunu sorgular:
“Ben bu işi gerçekten böyle mi yaşamak istiyorum?”


Küçük Otelcilik Bir Meslekten Çok Bir Hayat Biçimidir

Bu yüzden yorgunluğu da farklıdır.
Mesai bitmez, vardiya yoktur, hafta sonu kavramı silinir.

Otel kapansa bile sen kapanmazsın.
Çünkü orası sadece işin değil, hayatındır.

Ve hayat yorulduğunda, bedenden önce zihin yorulur.


Bu Yorgunlukla Ne Yapmalı?

Zihinsel yorgunluk, bastırılarak geçmez.
“Güçlü olmalıyım” demek işe yaramaz.

Bazen yapılması gereken şudur:

  • Bu sezonu olduğu gibi kabul etmek
  • Her şeyin mükemmel olmak zorunda olmadığını kabullenmek
  • Her misafirin mutlu edilemeyeceğini anlamak
  • Kendine biraz mesafe koymak

Çünkü oteli ayakta tutan şey sadece plan değil,
işletmecinin ruhudur.


Son Söz

Kış, küçük oteller için sessizlik mevsimi değil;
hesaplaşma mevsimidir.

Ve bu hesaplaşma çoğu zaman insanı yorar.

Ama şunu da öğretir:
Yorgunluk bazen bir sorun değil,
yolun yeniden çizilmesi gerektiğini haber veren bir işarettir.

Küçük otelci dinlenmeyi öğrendiğinde,
otel de dinlenir.

Ve bahar geldiğinde,
ikisi birlikte yeniden başlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir