Küçük bir otel işletmek zordur.
Bunu bu işi yapan herkes bilir.
Uzun saatler, belirsiz gelir, mevsimsel dalgalanmalar, hiç bitmeyen sorumluluklar…
Ama asıl ilginç olan şudur:
Bunca zorluğa rağmen, çoğu küçük otelci bu işi bırakamaz.
Şikâyet eder ama vazgeçemez.
Yorulur ama kapıyı kilitleyemez.
Bazen “bu son sezon” der ama ertesi yıl yine o bahçede masa silerken bulur kendini.
Peki neden?
Zor Olmasının Sebepleri Herkesin Bildiği Şeylerdir
Küçük otelcilik, dışarıdan romantik görünür.
Ama içeriden bakıldığında tablo nettir:
- Gelir düzensizdir
- Sezon kısa, masraflar uzundur
- Personel bulmak zordur
- Her şeyle sen ilgilenirsin
- Tatilciler tatildeyken sen çalışırsın
Bunlar bilinen gerçeklerdir.
Kimse küçük otelciliğin kolay olduğunu iddia etmez.
Ama mesele bunlar değildir.
Asıl Zorluk, Otelin Hayata Karışmasıdır
Küçük otel, bir iş yeri değildir yalnızca.
Bir yaşam alanıdır.
Sabah ilk sen girersin kapıdan,
gece en son sen çıkarsın.
Bahçedeki ağaçları tanırsın,
odaların hangi köşesinin güneşi daha erken aldığını bilirsin.
Otel zamanla sana ait olmaktan çıkar;
sen ona ait olmaya başlarsın.
İşte bırakması zor olan tam da budur.
Biriktirilen Para Değil, Biriktirilen Hayattır
Küçük otelci yıllar içinde yalnızca para biriktirmez.
Anı biriktirir.
Her sezon:
- Bir masada edilen uzun sohbet
- Bir misafirin “iyi ki buraya gelmişiz” cümlesi
- Bir çocuğun bahçede ilk kez bisiklete binmesi
- Bir çiftin yıldönümünü senin otelinde kutlaması
Bunlar bilanço kaleminde görünmez.
Ama insanın içinden kolay kolay silinmez.
Bu yüzden bırakmak, sadece bir işi kapatmak değildir.
Bir hayatın bir bölümünü kapatmaktır.
“Bu Son Sezon” Cümlesi Neden Hiç Son Olmaz?
Birçok küçük otelci her kış aynı cümleyi kurar:
“Bu sezonu bitireyim, sonra bakarım.”
Ama bahar geldiğinde,
bahçede yeni yapraklar çıktığında,
ilk rezervasyon telefonu çaldığında
o cümle sessizce geri çekilir.
Çünkü umut, küçük otellerde mevsimle birlikte yeniden doğar.
Bırakamamanın İçinde Bir İnanç Vardır
Küçük otelci çoğu zaman şuna inanır:
“Bir gün daha doğru yapacağım.”
“Bir gün gerçekten bana yakışır hâle gelecek.”
“Bir sezon daha deneyeyim.”
Bu inanç bazen yorucudur,
ama aynı zamanda insanı ayakta tutar.
Çünkü bu iş, sadece kazançla değil,
anlamla yapılır.
Son Söz
Küçük bir otel işletmek zordur.
Bunda şüphe yok.
Ama bırakması daha zordur.
Çünkü orada sadece bir işletme değil,
bir emek, bir hayal ve bir yaşam biçimi vardır.
Küçük otelci, çoğu zaman kapıyı değil,
kendi hikâyesini kapatmaktan korkar.
Ve belki de bu yüzden,
her şeye rağmen bir sezon daha devam eder.