Küçük otelciliğin görünmeyen bir kuralı vardır:
“Bu işi ancak her şeye kendin koşarsan yürütürsün.”
Birçok işletmeci bu düşünceyle başlar.
Resepsiyon da odur, muhasebe de, satın alma da, sosyal medya da…
Bir sorun çıktığında herkes ona bakar.
Başta bu durum bir fedakârlık gibi görünür.
Sonra alışkanlığa dönüşür.
En sonunda ise ağır bir yüke.
Her Şeyi Yapmak, Her Şeyi Kontrol Etmek Değildir
Küçük otelci çoğu zaman şunu söyler:
“Ben yapmazsam kimse benim kadar sahiplenmez.”
Bu cümle doğrudur… ama eksiktir.
Çünkü sahiplenmek başka,
her işi tek başına üstlenmek başkadır.
Her şeye yetişmeye çalışan işletmeci,
zamanla hiçbir şeye tam yetişemez.
Detaylar kaçar.
Hatalar artar.
Yorgunluk kalıcı hâle gelir.
Bu Yanılgı Nereden Geliyor?
Çoğu küçük otelci bu işe şu duyguyla girer:
“Burası benim hayalim.”
Hayal olan bir şeye başkasını karıştırmak zor gelir.
Güvenmek zordur.
Yetki vermek daha da zor.
Ama hayal tek kişiye kaldığında,
zamanla yük olur.
Ve hayali korumak isterken,
insan kendini tüketir.
Tek Başına Olmak Güç Değil, Risk Üretir
Her şeyi tek başına yapan bir işletmede:
- Kararlar gecikir
- Hatalar fark edilmez
- Dinlenme lüks hâline gelir
- İşletmecinin ruh hâli doğrudan otele yansır
Bu noktada sorun para değildir.
Sorun sürdürülebilirliktir.
Çünkü bir otel, sahibinin enerjisi kadar ayakta durur.
Enerji bittiğinde sistem de çöker.
Yardım Almak Zayıflık Değil, Olgunluktur
Küçük otellerin çoğu “ekip” kelimesini yalnızca personel olarak düşünür.
Oysa ekip bazen dışarıdadır:
- Muhasebeci
- Dijital destek
- Rezervasyon danışmanı
- Temizlik hizmeti
- Teknik bakım
Her şeyi içeride tutmak güç değil, yük yaratır.
Doğru yerden alınan destek,
otelcinin omzundaki görünmez çantayı hafifletir.
Asıl İş Nerede Başlar?
Küçük otelcinin asıl görevi şudur:
- Misafiri anlamak
- Otelin ruhunu korumak
- Doğru kararları vermek
- Büyük resmi görmek
Fatura kesmek, mesaj cevaplamak, rapor çıkarmak
bunlar işin parçalarıdır; özü değil.
Her şeyi yapan işletmeci,
en önemli işi yapamaz hâle gelir:
düşünmek.
Son Söz
Küçük otelcilik fedakârlık ister, evet.
Ama yalnızlık üzerine kurulursa yorar.
Her şeyi tek başına yapmak,
güçlü olmak değildir.
Gerçek güç,
doğru zamanda destek alabilmektir.
Çünkü bir otel tek kişiyle açılır belki,
ama tek kişiyle uzun yıllar ayakta kalmaz.
Ve küçük otelci şunu fark ettiğinde rahatlar:
Her şeyi yapmak zorunda değilim.
Doğru şeyleri yapmak yeterli.