Bir zamanlar erken rezervasyon kampanyaları, turizmin “can suyu” sayılırdı.
Kasım’da başlayan satışlar sayesinde otelciler sezon öncesi nakit akışı sağlardı,
tur operatörleri fiyat avantajıyla satış yapar,
tatilciler de “ne kadar erken, o kadar uygun” mantığıyla erkenden planlarını yapardı.
Ama son iki yıldır tablo değişti.
Erken rezervasyon dönemi artık o eski heyecanı yaratmıyor.
Peki neden?
1. Belirsizlik Çağı: Kimse Önünü Görmüyor
Ekonomik dalgalanmalar, döviz kurları, seçim dönemleri, savaş haberleri…
Hepsi bir araya gelince tatil planı yapmak, yatırım kararı almak kadar zorlaştı.
Yerli turist “ya fiyat düşerse, ya iptal gerekirse?” endişesiyle beklemeyi tercih ediyor.
Yabancı pazarlarda da benzer bir tablo var — özellikle Avrupa’da artan yaşam maliyetleri
insanları “son dakika fırsatlarına” yöneltiyor.
2. Dinamik Fiyatlama Erken Alanı Cezalandırıyor
Artık otellerin çoğu, sabit fiyatla değil “dinamik fiyatlama” modeliyle çalışıyor.
Yani fiyatlar doluluğa, tarihe, talebe göre sürekli değişiyor.
Bu da erken rezervasyon yapan müşterinin aleyhine işliyor:
Birçok kişi, sezon yaklaşırken aynı odayı daha ucuza bulduğunu görüyor.
Bu güven kaybı, erken satışların cazibesini zedeliyor.
3. Dijitalleşme ile “Anında Karar” Dönemi Başladı
Online satış kanalları, tatil planlamasını saniyelere indirdi.
Bir tıklamayla fiyat kıyaslama, iptal garantisi, taksit ve alternatif konaklama
olanakları artık el altında.
Tatilci uzun vadeli plan yapmak yerine, havaya, maaş gününe veya ruh haline göre
hareket ediyor.
Yani “erken karar” dönemi, yerini “hızlı karar” dönemine bıraktı.
4. Otelcinin de Tereddütü Var
Erken rezervasyon kampanyası, sadece tatilci değil otelci için de riskli hale geldi.
Maliyetler sürekli değişiyor, tedarik fiyatları haftalık artıyor.
Bu yüzden birçok işletme “şimdiden fiyat belirlemek” yerine
“güncel maliyete göre satış yapmak” istiyor.
Sonuç: sezon yaklaşmadan gerçek satış politikası belirlenemiyor.
Sonuç: Erken Rezervasyon Bitmedi, Ama Dönüştü
Artık mesele “erken satan” değil, “esnek satan” olmak.
Tatilciye güven veren iptal koşulları, sabit fiyat garantisi veya
“erken al, sonra tarihini değiştir” gibi yeni modeller ön plana çıkıyor.
Erken rezervasyonun geleceği hâlâ var,
ama o artık bir kampanya değil — bir güven ilişkisi.