Menü Kapat

Sezon Yoğunluğu Dertleri Unutturdu mu?

Temmuz geldi. Sezon tüm hızıyla devam ediyor. Oteller dolu, kahvaltı salonları kalabalık, resepsiyonlar hiç boş kalmıyor. Herkes bir yere yetişmeye çalışıyor, herkes yorgun.

Peki bu yoğunluk, aslında neyi unutturuyor?

Aslında Hiçbir Şey Unutulmadı

Yoğunluk başlayalı, faturalar ödenmedi mi? Banka borçları azaldı mı? Personel sorunları çözüldü mü? Kıştan gelen yorgunluk geçti mi?

Hayır. Çünkü yoğunluk dertleri unutturmaz, sadece öteler. Gece uyurken değil belki, ama sabah uyandığınızda yine oradadırlar. Kahve içerken aklınıza gelir, resepsiyonda boş bir an yakaladığınızda hatırlarsınız.

Yoğunluk dertleri yok etmez, sadece erteletir.

Dertler değil de Yorgunluk mu?

Belki de asıl soru şu: Sezon yoğunluğu dertleri unutturmuyor da, dert etmeye enerji bırakmıyor mu?

Cevap: Evet.

O kadar yoruluyoruz ki, akşam başımızı yastığa koyduğumuzda düşünecek halimiz kalmıyor. Dertler orada duruyor, ama onlarla uğraşacak ne zaman ne de enerji kalıyor.

Yorgunluk, iyi bir uyuşturucudur. Düşündürmez. Geçici bir rahatlama sağlar. Ama uyandığınızda, dertler aynı yerde bekler.

Peki Ne Yapmalı?

Bu yazıda yine reçete yazmayacağım. Ama şunu hatırlatmak isterim: Yoğunluğun içinde kaybolup gitmeyin. Dertleriniz orada. Onlarla yüzleşmek için doğru zamanı beklemekte sakınca yok. Ama unutmakta var.

Sezon sonunda, o dertlerle tekrar karşılaşacağınızı bilin. Bu yüzden, yoğunluğu bahane edip onları tamamen görmezden gelmeyin.

Yoğunlukla dertleri birbirine karıştırmayın. Yoğunluk geçer, dertler kalır.


Dipnot: Belki de bu yazı, yoğunluğun tam ortasında biraz duraklamak, nefes almak ve “aslında neyi erteliyorum?” diye sormak içindir. Cevap vermek zorunda değilsiniz. Sadece sormak yeterlidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir