2025 turizm sezonunun en belirgin gerçeği ne erken rezervasyonun durağan seyri, ne turist profilindeki dönüşüm, ne de rekabetteki sertleşme oldu. Bu yılın en çarpıcı gerçeği, döviz gelirleriyle maliyetler arasındaki makasın tarihin en açık seviyelerinden birine çıkmasıydı. Turizm sektöründe buna artık kısaca “2025 makası” deniyor.
Kur Artışı Neden Yavaşladı?
2024’e kıyasla 2025’te döviz kuru geriden geldi. TL’deki görece istikrar—ya da daha doğrusu, kontrollü yavaşlama—turizmcinin eline geçen döviz gelirini TL bazında baskıladı.
- Euro geçen yıla göre ortalamada daha düşük artış gösterdi.
- Dolar ise turizmcinin alıştığı çift haneli sıçramayı yapmadı.
Bunun doğal sonucu şu oldu: Oda fiyatları kâğıt üzerinde dolar bazında artsa bile, işletmenin kasasına TL bazında geçen para aynı hızda artmadı.
Kimi günlerde işletmeciler, geçen yıla göre daha fazla turist ağırlamasına rağmen daha az TL kazandıklarını gördü.
Peki Maliyetler Ne Yaptı?
Tam tersi yönde, hatta kontrolsüz şekilde yükseldi.
- Gıda maliyetleri %42 – %65 bandında
- Enerji maliyetleri %30’un üzerinde
- İşçilik maliyetleri ise yıl içinde iki kez yapılan düzenlemelerle %70’i bulan artışlara ulaştı.
Özellikle küçük ve orta ölçekli tesisler için bu tablo kârı değil, nefesi tartışılır hale getirdi.
Eskiden işletmeler sezon sonunda “kâr mı ettik?” diye bakardı.
2025’te soru şuydu: “Makas bizi ne kadar kesti?”
Sezon Dolulukları Yüksek, Ama Kârlılık Düşük
Bu yıl birçok destinasyon yüksek doluluklar yakaladı.
Ama doluluk + yüksek maliyet = kârlılık demek değil.
Hatta 2025, bunun tam tersinin ispatı oldu.
- Doluluk %90’ları gören işletmeler bile sezon sonunda kâr değil, zarar kapattı.
- Özellikle erken rezervasyonla alınmış, 2024 sonundan kalma düşük dövizli satışlar işletmeleri çok zorladı.
- Aynı fiyata 2024’te yaptığınız kahvaltıyı 2025’te yapmanız mümkün değildi.
Bütün bunlar birleşince, yüksek doluluk artık iyi yönetilmezse kâr getirmeyen bir yük haline geldi.
2026’ya Ne Taşınıyor?
Sektörün zihninde üç önemli kırmızı çizgi oluştu:
1) Döviz kuru gerçekçi değilse, fiyatlama doğru yapılamıyor.
Turizmcinin en büyük tedirginliği bu.
2) Erken rezervasyon düşük kurla açılıyorsa, maliyet ayarı daha sezon başlamadan kaçıyor.
Bu yüzden birçok işletme 2026 satışlarını daha geç açmayı planlıyor.
3) İşçilik ve gıda maliyetlerinin trendi yukarı yönlü.
Kimse 2026’nın daha ucuz olacağına inanmıyor.
Sektörün Yeni Gerçeği: Fiyat Artışı Değil, Makas Yönetimi
2026 yılında işletmelerin başarısı artık şu ikisine bağlı olacak:
- Kur öngörüsünü doğru yapabilmek
- Maliyetleri dönemsel değil, dinamik yönetebilmek
Fiyat artırmak tek başına çözüm değil.
Turizmcinin odak noktası artık daha stratejik bir soru:
“Gelir ve gider arasındaki makası nasıl kontrol altında tutarım?”
Sonuç: 2025 Makası, Sektöre Acı Ama Gerekli Bir Ders Verdi
Bu sezon, Türk turizmine iki net mesaj bıraktı:
- Yüksek doluluk kâr garantisi değildir.
- Kur baskısı ve maliyet şoku birlikte geliyorsa, fiyatlama refleksleri yeniden inşa edilmelidir.
2025 makası kapanmadı.
Ama doğru okunduğu takdirde, 2026 için bir kılavuz görevi görüyor.