Küçük bir otel işletmecisiyseniz, muhtemelen son bir yıldır gelen kutunuza düşen veya sektörel sohbetlerde kulağınıza çalınan “Sürdürülebilirlik Sertifikası” başlıklarından biraz yorulmuş olabilirsiniz. “Zaten personel bulamıyorum, maliyetler uçmuş, bir de başımıza bu mu çıktı?” dediğinizi duyar gibiyim.
Ancak bugün, bu konuya sadece bir “çevre koruma” projesi olarak değil, işletmenizin hayatta kalma stratejisi olarak bakmanızı önermek istiyorum.
“Zorunluluk” Kapıyı Çaldığında
Dürüst olalım; Türkiye’de turizm sektörü için artık bir dönüm noktasındayız. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın GSTC (Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi) ile yaptığı anlaşma, kağıt üzerinde kalan bir niyet beyanı değil. 2026 yılı itibarıyla, bu sertifikasyon süreçlerine dahil olmamak, orta vadede işletme belgenizi kaybetmekle eşdeğer bir risk taşıyor.
Yani artık mesele sadece “plastik pipet kullanmayalım” meselesi değil; mesele bir yasal lisans meselesi.
Misafirlerin “Gizli” Filtresi
Peki, yasa olmasaydı bu konu önemsiz mi kalacaktı? Kesinlikle hayır. Bugün Booking.com veya Google Travel üzerinden oda arayan bilinçli gezginlerin (ki bunlar genellikle daha yüksek ödeme potansiyeline sahip olanlardır) ekranında gizli bir filtre çalışıyor: “Sürdürülebilir Seyahat” etiketi.
Misafir artık şu soruyu soruyor: “Ben bu otelde konaklayarak doğaya yük mü oluyorum, yoksa yerel kültürü ve ekosistemi destekleyen bir yapının parçası mı oluyorum?” Bu etikete sahip olmayan tesisler, dijital dünyada yavaş yavaş görünmez hale gelmeye başlıyor.
Küçük Otelin “Büyük” Avantajı
Büyük zincir oteller için sürdürülebilirlik; devasa merkezi sistemlerin, tonlarca kimyasalın ve binlerce personelin alışkanlıklarını değiştirmek demek. Bu, hantal ve maliyetli bir süreç.
Ancak siz küçüksünüz ve bu sizin süper gücünüz.
- Yerel üreticiden taze ürün almak sizin için daha kolay.
- Misafirinizle birebir iletişim kurup onları bu sürece dahil etmek sizin için daha doğal.
- Enerji ve su tasarrufu için yapacağınız küçük bir yatırımın meyvelerini toplamanız çok daha hızlı.
“Sürdürülebilirlik” Aslında Tasarruf Demektir
Birçoğumuzun düştüğü en büyük hata, sürdürülebilirliği “ekstra maliyet” sanmak. Oysa gerçek sürdürülebilirlik, israfın yönetilmesidir. * Sensörlü aydınlatmalar, debi sınırlayıcı aparatlar veya doğru izolasyon… Bunlar çevreye olduğu kadar doğrudan elektrik ve su faturanıza da dosttur.
- Doğru atık yönetimi, mutfak maliyetlerinizi düşürür.
- Yerel tedarikçiyle çalışmak, lojistik maliyetlerinizi ve karbon ayak izinizi aynı anda azaltır.
Sonuç Yerine: Paniğe Gerek Yok, Aksiyona Gerek Var
Sürdürülebilirlik sertifikası almak, bir gecede otelin çatısına güneş panelleri döşemek demek değildir. Bu bir yolculuktur. Önemli olan, bu yola girdiğinizi yasal olarak belgelemek ve her gün bir önceki günden daha verimli bir işletme haline gelmektir.
Unutmayın; geleceğin turizminde “iyi bir otel” olmanın yolu sadece konforlu yataklardan değil, dünyayla barışık bir işletme modelinden geçiyor. Tren henüz kaçmadı, ancak istasyondan hareket etmek üzere.
Yeniturizm’den Küçük Bir Not:
Eğer bu süreçte nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, karmaşık mevzuatların içinde kaybolmak yerine sürdürülebilirlik danışmanlığı hizmetlerimizi inceleyin (buraya tıklayarak daha detaylı bilgi alabilirsiniz). Sadece yasal uyum için değil, işletmenizi daha karlı bir geleceğe hazırlamak için yanınızdayız.