Menü Kapat

Sektörden Bir Arkadaş Edinin


Küçük otel işletmeciliğinin en yalnız yanlarından biridir: Derdinizi anlatacak kimsenin olmaması.

Aileniz anlamaz. “Ne olacak misafirleri ağırlamak, yorma kendini” derler. Anlamazlar. Misafirleriniz anlamaz. Onlar tatildedir, sizin yorgunluğunuz onların sorunu değildir. Çalışanlarınız anlamaz. Onlar da yorulur, onların da derdi vardır, üstelik siz onların patronusunuzdur.

Peki kim anlar? Başka bir küçük otel işletmecisi.

Aynı dili konuşan biri. Kimi zaman gece yarısı gelen bir rezervasyonun ne demek olduğunu, kimi zaman kahvaltıda yetiştiremediğiniz bir ekmeğin yarattığı çaresizliği, kimi zaman da bir misafirin “ellerinize sağlık” dediğinde içinizin nasıl eridiğini. Bunları yaşamayan anlamaz.

Neden Edinmiyoruz?

Sektörde dayanışma kültürü neden bu kadar zayıf, biraz düşünelim.

Rakip görmekten. “Şu otelin yorumları bizimkinden iyi”, “onların konumu daha güzel”, “onlar daha uygun fiyatlı” derken, karşımızdakini bir rakip olarak görmeye şartlanıyoruz. Oysa aynı derdi paylaştığımız birini rakip olarak görmek, yalnızlığımızı daha da derinleştiriyor.

Küçük otellerin birbirine rakip olması, kimin işine gelir? OTA’lar daha yüksek komisyon kazanabilir, belki müşteri fiyat rekabetinden faydalanır.. Biz ise aynı sorunları yaşayan, aynı rüzgarda savrulan insanlar olarak kalırız.

Bir Telefon Uzağınızda

Sektörden bir arkadaş edinmek, düşündüğünüz kadar zor değil. Bir telefon kadar yakın.

İlçedeki benzer büyüklükte bir oteli arayın. “Merhaba, ben de sizin gibi küçük bir otel işletiyorum. Sizinle bir kahve içip sohbet etmek isterim, müsait misiniz?” deyin.

Büyük ihtimalle şaşırır. Sonra “neden olmasın” der. Çünkü onun da kimsesi yoktur. O da derdini anlatacak birini arıyordur.

Ne Konuşacaksınız?

Personel bulamamanın çaresizliğini misal. Bankalarla uğraşmayı. O siteden gelen haksız bir yorumu. Geçen hafta gelen o zor misafiri. Tedarikçi fiyatlarının çılgınlığını. Sezon bitimindeki o çöküşü. Yeni sezon başlarkenki o karmaşık heyecanı. Kimsenin bilmediği o küçük zaferleri.

Bunları anlatacaksınız. O da anlatacak. Gülüp geçeceksiniz birlikte. “Aynısını ben de yaşadım” diyecek. İşte o an, yalnız olmadığınızı hissedeceksiniz.

Rekabet Değil, Tamamlayıcılık

Bir arkadaşlıktan öteye de gidebilir bu ilişki. Odanız dolduğunda misafirinizi ona yönlendirebilirsiniz. Onun dolduğunda size. Ortak alımlarla maliyetleri düşürebilirsiniz. Birlikte bir etkinlik yapabilir, hem misafirlerinize hem kendinize iyi gelebilirsiniz.

Yıpratıcı rekabetin olmadığı yerde, tatlı rekabet (yapıcı rekabet) oluşur ve bundan herkes kazanır. Yeter ki bir adım atmaya cesaret edin.

Dijital Dostluklar da Olur

Yüz yüze görüşmek zorunda değilsiniz. Sektörle ilgili bir forum olabilir, bir WhatsApp grubu, bir Telegram kanalı. Hatta bu yazıların altında tanışan iki işletmeci bile olmuştur. Önemli olan, sesinizi duyuracak bir yer bulabilmek.

Ama sanal dostluklar da bir yere kadar. Gerçek bir kahve, gerçek bir kahkaha, gerçek bir “off be abi” çekmek kadar iyi gelmez insana.

Not Düşelim

Bu işi tek başınıza icat etmediniz. Tek başınıza sırtlamak zorunda da değilsiniz. Karşınızdakinin de sizinle aynı şeyleri hissettiğini unutmayın. Belki o da bir arkadaş arıyordur.

Yeter ki siz “merhaba” deyin.

Sonuç

Küçük otel işletmeciliği, kanaatimce en çok dayanışmaya muhtaç alanlardan biridir. Ne büyük otellerin bütçesi vardır ne de kurumsal firmaların insan kaynağı. Elinde olan, birbiridir sadece.

Bu hafta birini arayın. Sektörden bir arkadaş edinin. Derdinizi anlatın, onunkini dinleyin. Ne kaybedersiniz? Belki de yıllardır aradığınız o anlayışı bulursunuz.

Kapı gibi rakibiniz varken derdinizi anlatacak başkasını aramaya ne gerek var? 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir